PÜLÜMÜR’E YOLCULUK

21,02,2012

Herkes kendi dünyasının hamurunda yoğrulurken, davetsiz bir misafir gibi o küçük yaşantıların perdelerini aralayıp, kapılarını çalıyorum.

Dağların heybetli kolları arasında güvende olan,umutların ,sevinçlerin, üzüntülerin küçük çıkışları olan yaşam gibi zikzaklı yolları arasında kalan PÜLÜMÜR ‘deyim.

Pülümür de konuk olmak istediğim sıcak yuvaların içindeki tertemiz gözler ile , umut dolu bakan çocuklarımız ,gençlerimiz…Hayallerin rüyalara saklandığı ,zihinlere resmedilmiş yaşantı kalıntıları,çağıldayan derelerde kulağımıza fısıldayan kaybolmuş umutların adresinde arıyorum onların varoluşlarını…Geçmişten gelen yaşantıların etkilerinde kalan ,onların buharında demlenen o minik bedenlerin gözlerindeki ışıltılı istekleri…Kimi kuzu peşinde koşmaktansa şehir çocukları gibi gezip dolaşmayı,kimi evcilik oyununda bir sindi bebeği ,kimi delidolu hayatları , kimi ise tüm çıkışların anahtarı olan eğitimi istemekte…Onların küçük isteklerini büyük hedeflere götürecek olan eğitim aşkı.Tek bir kitaba umutlarıyla sımsıkı sarılan çocuğun gözlerindeki mutluluk her şeyi olan bir çocukta görmek imkansız.O yörenin çocuğu eğitime susamış.Bu nedenle toprağımızın içinde olan filizlerimize bazen su bazen güneş olup onların verimli birer birey olması için elimizden geleni yapmalıyız.

Kapısını çaldığım hayatlarını araladığım Pülümür ‘den eğitim yokluğunu hissedip kucağımı onların umutlarıyla doldurup, buruk bir gülümsemeyle dönüyorum.

Hasret Bilgin

Yorum yapınız